Karşılaştırmalı Çeviri

Comments

Discussion closed
  • Senel Symons (Tuesday, April 16 13 03:49 am BST)

    Sevgili şiirseverler, yukarıdaki çevirilerle ilgili yorum ve eleştiri yazabilir, kendi çeviri önerinizi paylaşabilirsiniz. Bu bir yarışma değil, herkese açık bir dil ziyafetidir.

  • İsmail Çağlı (Thursday, April 18 13 05:41 pm BST)

    Farklı yorumları okudukça diyorum ki; dil gerçekten mutluluk verici.

  • Mavisu Kahya (Thursday, April 18 13 07:14 pm BST)

    It made me smile and hug you then.
    önce güldürmüştü beni
    ve sana sarılmıştım

  • Ilhan Kucukaydin (Thursday, April 18 13 08:00 pm BST)

    Kimseler dusunmemisti

    sen dusundun

    cicek getirecegini soyledin yanima gelip

    Ama bir seyler yanlis gitmis

    Dukkan mi kapaliymis yoksa aklin mi karismis

    Nasil da durmadan ivir zivir seyler

    Kurar bizim gibiler

    Senden cicek micek istemem sanmistin

    Nasil da gulumseyip sarilmistim sana

    Simdi ancak gulumseyebiliyorum

    Ama bak suracikta
    Nasil da hic solmadi getirmeyi dusundugun cicekler

  • Ilhan Kucukaydin (Thursday, April 18 13 08:24 pm BST)

    Pardon en son hali:

    Kimseler düșünmemiști
    Sen düșündün
    Çiçek getireceğini söyledin yanıma gelip
    Ama bir șeyler yanlıș gitmiș

    Dükkan mı kapalıymıș yoksa aklın mı karıșmıș
    Ah nasıl da durmadan ıvır zıvır șeyler
    Kurar bizim gibiler
    Senden çiçek kabul etmeyeceğimi sanmıșsın

    Nasıl da gülümseyip sarılmıștım sana
    Șimdi sadece hafifçe gülümseyebiliyorum
    Ama bak șuracıkta
    Nasıl da hiç solmadı getirmeyi düșündüğün çiçekler

  • Nazan Kestik (Thursday, April 18 13 10:28 pm BST)

    Merhaba!
    Çok güzel bir şiir, tamamen kadın olarak incecik bir ironi, hesapsız kitapsız bir sevginin geri bildirimi... Teşekkürler Şenel Hanım :-)
    Ben de şöyle toparlayayım:

    ÇİÇEKLERİN

    Çoğu adam akıl etmezdi ya,
    Sen başkasın...
    Hani bana çiçek getirecekmişsin,
    Geç mi kalmışsın,
    Çiçekçi kapatıp mı gitmiş ne...
    Yoksa ikirciklendin mi?..
    Atarım diye çiçeklerini.
    Ah güldürme beni!
    Seni,
    İçime alasım geldi.
    Beni,
    Hep sana gülüyor, bil:
    Varsaydığım çiçeklerinin,
    Her dem tazeliği gibi...

  • Senel Symons (Thursday, April 18 13 10:44 pm BST)

    Sevgili şiirseverler, güzel çeviri önerilerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. Yorum yazarken, bir kaç satırla kendinizden ve çeviriyle olan ilginizden de söz ederseniz seviniriz.

  • Ekrem Acar Şiirci (Thursday, April 18 13 10:50 pm BST)

    Çeviri şiire bağımsız bir şiir olarak yaklaşılmasını, her zaman daha doğru bulmuşumdur... Daha doğru diyorum zira yine de bir ikincil metindir, çeviri şiir... Ve, şiirin çevrilemeyeceğine
    inananlardanım... Ama bu, iyi bir çeviri şiir olmayacağı anlamına da gelmez...

    İlk iki dizede Nuray’ın çevirisi hoşuma gitti ama Nuray diğer çevirmenlerden farklı olarak, “getirdin/getirecektin” gibi ikili zaman kullanmış; eğer iki alternatif koymadıysa çeviriye…

    İkinci iki dizede Necati’nin çevirisini sevdim; özellikle ilk dizeyi…

    Üçüncü tek dizede, yine Necati’nin çevirisini biraz daha fazla sevdim ama sanki şöyle daha güzel olurmuş: kapanmış çiçekçiler/yahut kafan karışmış… Nuray’ın “yahut”unu aldım…

    Dördüncü iki dizede Şenel’in çevirisini sevdim; özellikle “durmadan kurduğu türden tereddütler” sesini sevdim…

    Beşinci tek dizede Necati’nin çevirisini beğendim…

    Altıncı tek dizede Şenel ve Necati’nin çevirilerini sevdim…

    Yedinci tek dizede yine Necati… Ben galiba Necati’yi sevdim:)

    Son dize, Nuray, Nazan ve Necati…

    Bütün de ise, Şenel, Nazan ve Necati’nin çevirilerini daha çok sevdim…

    Not: Yarın bir daha okuyacağım, bakalım ben dünden beri ne kadar değişmişim:)

  • Şenol Gürel (Friday, April 19 13 11:02 am BST)

    O çiçekler

    Kimi erkekler içinden bile geçirmezken
    Sen düşünmüşsün

    Bana çiçek getirecekmişsin
    Yanlış gitmeseymiş bir şeyler
    Öyle fısıldadın sokulup yanıma

    Dükkan mı kapalıymış
    Gelgeçlere mi kapılmışsın ne
    Bizim gibilerin kuruntularından işte
    Senden gelecek çiçeğe bakmayacağımı düşünmüşsün
    Gülüp geçmiştim ben de sarılarak sana

    Artık yalnızca gülümseyebiliyorum

    Bak ama
    Bunca zamandır nasıl da taptaze duruyor
    Az kalsın bana getireceğin o çiçekler

  • Nuray Önoğlu (Friday, April 19 13 01:55 pm BST)

    Böyle böyle şiir çevirmeyi öğrenicem sayende Şenel. Çok teşekkürler. :)

  • Senel Symons (Friday, April 19 13 02:05 pm BST)

    Çevirilerin harika Nuray’cım. Daha ne öğrenecekmişsin?

  • Senel Symons (Friday, April 19 13 03:22 pm BST)

    Çevirilerimiz hakkında, birbirimize “acımasız” yorumlar yapacağımıza dair söz verdiğimiz için, ilk adımı ben atıyorum:
    Birinci dizede, Nazan’ın yorumunu sevdim: “Çoğu adam akıl etmezdi ya,”. Özden de benzer bir seçimde bulunmuş. Burada “akıl etmek”, “aklına gelmek” den daha mı güzel duruyor sanki? Şenol’un “içinden
    bile geçirmezken” yorumu, serbest ve akıcı kılıyor dizeyi.

    İkinci dizede Nuray ve Sena’dan “az kalsın” i beğendim. Özden’in “Ama denk düşmemiş” i, ve benim seçimim olan “bir terslik olmuş.” daha akıcı geldi bana.

    Üçüncü dizede, Nuray’ın “yahut” u çok estetik duruyor. Sena’nın da seçimi olan “tereddüt etmişsin” daha şiirsel duruyor sanki. Nejla’nın da seçimi olan “çiçekçi”, “dükkan” dan daha iyi geliyor
    kulağıma. İlhan Küçükaydın’ın “Dükkan mı kapalıymış yoksa” sı güzel.

    Dördüncü dizede Nuray, çok kıvrak ve akıllı bir çözüm bulmuş, “kuruntu” ve “kurmak” ifadelerini kullanarak. Necati’nin “kuracağı türden şeyler” i iyi ama orjinal şiirde “herkesin” demiyor. İlhan
    Küçükaydın’ın “Nasıl da durmadan ıvır zıvır şeyler, Kurar bizim gibiler” çevirisi de iyi bir çözüm sunuyor. Şenol’un “Gelgeçlere mi kapılmışsın ne” yorumu çok hoş bir tat veriyor. Bir de Şenol’un
    “Bizim gibilerin kuruntularından işte” si, çok iyi bir buluş.

    Beşinci dizede. Nuray’ın “Belki de istemem diye çiçeklerini.” ve Sena’nın “Sanmışsın ki,” çevirisi daha akıcı. Benim çevirim olan “istemeyebilirmişim”, çok uzun bir yapı olduğu için dilbilgisel
    duruyor ve kulağı tırmalıyor biraz ama “mişmişim”, şiirin ruhunu yakalamama yardım ediyor biraz. İlhan Küçükaydın’ın “çiçek miçek” i hoşuma gitti.

    Altıncı dizede, Nuray hemen öpüvermiş ama orjinal şiirde yalnızca sarılmaktan söz ediliyor. Özden’in “Gülümserdim bunu duyunca” sı, Sena’ın “sarılıvermiştim” i, Necati’nin “gülümsetti bu halin” i
    şiirin duygusuna uygun ama Nazan’ın seçimi “Ah güldürme beni!”, şiirdeki ince siteme uygun düşmüyor gibi. Nazan’ın “Seni, içime alasım geldi.“ çevirisi Nuray’ınki gibi coşkulu ama şairin söylemek
    istediği bu mu acaba?

    Yedinci dizede, Özden’in seçimi “artık” zarif duruyor. Necati’nin yorumu “şimdi yalnızca bir gülümseme” hepsinden iyi duruyor.

    Son dizede, Nuray’ın çevirisi, inceden inceye sitem, alay ve hüzün göndermeleriyle, şiirin ruhunu eksiksiz yansıtıyor. Sena’nın “o az kalsın getireceğin çiçekler” i çok güzel ama “gönlümdeymiş” e pek
    ısınamadım sanki. Benim çevirim “getirmek üzere olduğun” çok dilbilgisi kokuyor ve kulak tırmalıyor yine. Nejla’nın çözümü çok daha iyi duruyor: “Bak, neredeyse getirdiğin çiçekler,“ Özden’in
    çevirisi de çok akıcı: Bak, az daha getireceğin çiçekler”. “az daha” burada çok iyi durmuş.
    Benim seçimim “Hâlâ taptaze duruyor.“ sanki İngilizce’nin etkisinde kaldığımı gösteriyor. Nejla’nın da şeçimi olan “bunca zamandır dayandılar.” daki “dayanmak” eylemi daha uygun. Özden’in “bunca
    zaman solmadı.” çevirisi de nefis. Nazan’ın “Varsaydığım çiçeklerinin,“ harika bir buluş. Necati’nin “hiç solmadı yüzümde…“ si, orjinal şiirden fazla uzaklaşmış.

  • Sena Şahini (Friday, April 19 13 03:35 pm BST)

    Bütün çeviriler ve yapılan yorumlar hepimize büyük kazanç oldu bence. Nuray hanım haklı, böyle böyle öğreneceğiz çeviri yapmayı :)Ben de fikirlerimi paylaşmak istiyorum ama şu an vaktim sınırlı. En
    kısa zamanda yeniden yazacağım.

  • Sena Şahini (Friday, April 19 13 03:38 pm BST)

    Eklemeyi unuttum, bu öğrenecek çok şeyimiz oluşu bence de Nuray hanım için geçerli değil. Harika bir çeviri olmuş o :)

  • Gizem Yılmazer (Friday, April 19 13 11:42 pm BST)

    Çiçekler

    Bazı erkekler bunu düşünmez.
    Sen düşündün.
    Çıkıp geldin şu latifeyle
    “Neredeyse çiçek getirecektim sana”
    Fakat bir şeyler ters gitmiş.

    Dükkan kapalıymış
    Veya kafanda kırk tilki varmış.
    Bizim gibi zihinler, kuruntulanırlar durmaksızın.
    Aklına düşmüş, çiçekleri kabul etmeyebileceğim

    Bu yüzden gülümsedim ve sarıldım sana
    Fakat, şu an tek yapabildiğim gülümsemek
    Ama bak, neredeyse getirdiğin bu çiçekler
    Beklemişler beni, solmamış şimdiye dek

  • Senel Symons (Saturday, April 20 13 11:18 am BST)

    Sevgili Gizem, “kırk tilki” li, “latife” li yaratıcı bir çeviri olmuş.

  • Ekrem Acar Şiirci (Saturday, April 20 13 03:49 pm BST)

    Erdal Elgin'in,"Şiir çevirmeni, bir şiiri kendi dilinde yeniden söylerken metnin aslından hangi durumlarda ve ne ölçüde uzaklaşabilir?" tartışması, zor bir tartışmadır... Can Yücel'in Her Boydan
    çevirileri konuşulmadan zor yapılır böyle bir tartışma:))))) Can Yücel'in Adam Yayınları'ndan çıkımış, çeviri şiirlerinin olduğu kitabı... Amerika'daki bir tepeyi, Çamlıca yapmıştır haşmet:))
    Aragon'un bir şiirini Ali Veli'li Türkü diye çevirmiş ve şiirde Köroğlu var, Ayvaz var, Hasan ağa var ve aynı zamanda Paris var... Daha ne olsun... Sevgili Erdal, çeviri şiiri teknik olarak tartışmam
    çok zor zira ben Türkçe dışında bir dil bilmiyorum... Ama, Can Yücel'in bu çeviri üslubuna eskiden beri pek ısındığımı söyleyemem... Bu güne kadar okuduğum ve sevdiğim çeviri şiirlerin çevirmeni
    nedense hep Sait Maden olmuştur... Özellikle Fransızca bilmememe hep hayıflanmışımdır zira Türkçe'de okuduğum bir Rimbaud, bir Baudelaire, bir Aragon, isimlerine nazaran yavan gelmiştir bana...
    Kütüphanemde Cevat Çapan'ın Aşk Şiirleri isminde bir antolojisi var; Erdal'ın anımsatması sayesinde okuyacağım, tam zamanıdır okumak için:))) Şu üç şeye gönülden inanıyorum: 1) Şiirin çevrilebilir
    değil aktarılabilir birşey olduğuna 2) Şiir çevirenin mutlaka şair olması gerektiğine (Burada mutlaka biraz ağır kaçmış olabilir ama varsın kaçsın:) 3) Şiir çevirmenin bir anlamda yeni bir şiir
    yazmak olduğuna... Şiir çevirisinde anladığım kadarıyla iki tür yaklaşım var: İlki, orijinal metni hakkıyla aktarmaya çalışanlar, ikincisi ise, hissettikleri duyguyu hakkıyla aktarmaya çalışanlar...
    Sonuçta her iki durumda da, benim inandığım 3 şey de geçerli...

  • Senel Symons (Saturday, April 20 13 04:46 pm BST)

    Sevgili Ekrem, kısaca kendinden ve şiirlerinden de söz edebilir misin? Teşekkürler!

  • Sena Şahini (Sunday, April 21 13 11:03 am BST)

    Ekrem'in söylediklerine katılıyorum, başta Can Yücel çevirileri olmak üzere.. Hatta "mutlaka"ya bile katılıyorum. Şiir çevirisi için şair olmak gerekir ama şair olmak için illa şiir yazmış olmak
    gerekmez :) Şiiri bilmek, ayırt edebilmek, şiirle/şiirli düşünebilmek, çevirdiğimiz dile yani kendi dilimize hakim olabilmek belki de şiir çevirisinde en gerekli şeyler. Ben mesela Şenel'in haklı
    olarak ısınamadığı "gönlümdeymiş" kelimesini mecburen kullandım, çünkü "dayanmak" demek gelmedi aklıma! :)))Ve tabii orada bambaşka bir yorum getirmek durumunda kalmış oldum. Kendi çevirimle ilgili
    bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim şimdi :) Şiiri internette araştırdığımda dörtlükler halinde olduğunu gördüm. 2. ve 4. dizeleri uyaklıydı. Çeviri zaten zorken uyak işin sanatsal yanını
    bileyliyor resmen. Elbette uyak tutturamadım ama ses benzerliklerine dayanmaya çalıştım. Şiirin içindeki o uyaklı ve ritmik tadı aktarmak istedim. Şiirin sevimliliği de oradaydı bana göre. Ama
    orijinal fikirden farklı olarak sonunu biraz hüzünle bitirmiş gibi oldum, o da okuyanı uzaklaştırıyor görüldüğü gibi. Şimdi gidip şiir dersimin sınav kağıtlarını okumalıyım :)

  • Senel Symons (Wednesday, April 24 13 10:28 am BST)

    Sevgili Sena Hanım,
    çeviriniz hiç de okuyanı uzaklaştırmıyor. “Şiir çevirisi için şair olmak gerekir ama şair olmak için illa şiir yazmış olmak gerekmez :) Şiiri bilmek, ayırt edebilmek, şiirle/şiirli düşünebilmek,
    çevirdiğimiz dile yani kendi dilimize hakim olabilmek belki de şiir çevirisinde en gerekli şeyler.” görüşünüze katılıyor ve çevirilerinizden çok keyif alıyorum. Sevgilerimle…

  • Sena Şahini (Wednesday, April 24 13 11:02 am BST)

    Çok teşekkür ederim, aynı keyfi paylaşıyoruz inanın :) Benden de kucak dolusu sevgiler..

  • Senel Symons (Friday, May 03 13 10:08 am BST)

    Başka bir internet ortamından, Erdal Elgin’in yorumu:
    Önce bu güzel etkinliğe katılan herkese bir sözüm (ya da sorum) var: Niçin eylemsileri (isim fiiller, sıfat fiiller, zarf fiiller) kullanmıyorsunuz Allah aşkına? İngiliz, Fransız ya da Alman zaten
    kullanamaz bu sözcükleri çünkü onların eylemsileri yok. Ama bizim var. Bu bizim hem zenginliğimiz hem ayrıcalığımız bence.

    ir genel eleştiri daha: Elalemin "tense"leri ile bizim "kip"lerimiz arasında sıkışıp bocalamış ve bir dizeden ötekine geçerken kip uyuşmazlığına düşmüşsünüz. İngilizceyi iyi bildiğinize eminim;
    düzyazı çevirilerinde bu tür yanlışlıklara düşmediğinizi düşünüyorum. Sanırım bu noktada çeviri ile birlikte "transpoze" de gerekiyor. Onun şu "tense" ile söylediği şeyi ben hangi kiplerle söylerim
    sorusunun yanıtı tranpozisyon gerektirir.

    Şimdi doğrudan önerilerimi iletmek istiyorum: Nuray Hanım'ın "Bizimkiler gibi zihinler" dizesi için "Bizimki gibi kafalar" ı öneriyorum. Pedagojik ya da felsefi anlamda "zihin"den söz etmiyorsak, bu
    tür soyut kavramların somutlaştırma yoluyla verilmesi Türkçeye daha uygun düşüyor. "Kuruntusuz olur mu / sen de kurmuşsun (Kuruntusuz olur mu hiç / İşte sen de kurmuşsun) "Şimdi yalnızca
    gülümseyebiliyorum" (gülümsüyorum) "Ama baksana / şu nerdeyse alacağın çiçekler" (Hem baksana / hani şu nerdeyse alacağın...) (Adam 'can' dedi diye '-e bil(mek)' kalıbını kullanmak zorunda
    mıyız?)

    Şenel Hanım için doğrudan önerdiğim dizeleri iletiyorum: Yanıma gelip / Tam da bana çiçek getirecekken / Bir terslik olduğunu söylemiştin /..... Bizim gibilerin durmadan çoğalttığı kuruntular işte//
    Ama / Şunu gör artık / Hani nerdeyse getirecek olduğun / çiçekler var ya / Taptaze duruyorlar hâlâ